Kenneth James Gibson.In The Fields Of Nothing.Kompakt

2016 yılında yayımlanan The Evening Falls ile ambient tonlara gönül verenlerin kulaklarına harika pasajlar üfleyen Gibson arayı fazlaca açmadan geri dönüyor. Daha çok tekno ve minimal işleriyle bildiğimiz Kompakt etiketinin yan kolu diyebileceğimiz Pop Ambient serilerinde birkaç parçasına da denk geldiğimiz Gibson’ın üçüncü albümünde yine gergin ve karanlık bir arka plan, uzayıp giden ve adeta havada asılı kalan karakteristik ses öğeleri bizi adım adım distopyan bir filmin içine çekiyor. Bu girdabın içerisinde kaybolmamızı engelleyense ara pasajlarda yer verilen minik piyano dokunuşları, kibunlar hem bize nefes aldırıyor hem de içimizi biraz ferahlatıyor. İlk parçadan itibaren vücuda minik dozajlarla enjekte edilen bu işitsellik...

Various Artists.Pop Ambient 2018.Kompakt

2017’nin son düzlüğüne girmişken “kambersiz düğün olmaz” misali ajandalarımıza bir güz yaprağı güzelliğinde takılan ve artık klasikleşmiş diyebileceğimiz Pop Ambient serisinin 17.’si yine ziyadesiyle rafine, hassas ve nahif. Ambient, dark ambient ve drone arasında yol alan parçalarda Kaito, The Orb, Triola, Mikkel Metal, T.Raumschmiere gibi tanıdık isimler dışında; bundan sonrası için takibe alabileceğimiz birkaç yeni yıldız da parıldıyor; ki bu zaten derleme albümlerin en büyük artısı. Minimal elektronik işlemeler, uzayıp giden steril ses blokları, envai çeşit rötuşlanmış hışırtı ve bunların üzerinde uçuşan kırık ve kırılgan tını öbekleri, ambient havzasından beslenen müziksever kulaklar için bol miktarda kalori barındırıyor. Elektronik müziğin...

Çeşitli Sanatçılar.Pop Ambient 2013.Kompakt

Köln çıkışlı Kompakt etiketi 2001’den bu yana her yılın başında “Pop Ambient” derlemesi yayınlamayı güzel bir adet haline getirdiğinden her daim takipçisiyiz açıkçası. Derlemenin 2013 versiyonundaki ağır toplar Kompakt’ın kurucu tayfasından olan Michael Mayer ve Wolfgang Voigt’la birlikte, “ambient” dendiğinde içimizde başka rüzgârlar estiren Marsen Jules ve dub etkileşimli daha minimal techno işlerinden aşina olduğumuz Mikkel Metal. Derlemelerde ilk kez kendine yer bulanlar arasında ise Leandro Fresco, Matias Aguayo ve Jörg Burger gibi isimler var. Ziyadesiyle sonbaharı çağrıştıran, gri tonların hâkim olduğu çalışma yine de kendinizle başbaşa kalmak istediğiniz gece yarıları için nefis bir arka plan vaat ediyor. Son...

Fennesz. AUN. Ash

Ne yapsa hassasiyetle kulak kabartmak ve hatta edinip arşive katmak gerekir statüsüne çoktan erişmiş olan üstad Fennesz’in bu son çalışması aslında bir film müziği projesi. Albümde yer alan 15 parçanın üçü Fennesz’in daha önce Ryuichi Sakamoto ile birlikte yayınladıkları Cendre albümünde de yeralmış. Bu üç parçada Sakamoto’nun piyano tuşeleri ara ara nefeslenmemizi sağlasa da, albümün genelinde gitarın bir adım daha arka plana alındığı parçalarda Fennesz’in o çok geniş ve zengin ses yelpazesinden çıkan başdöndürücü renklerle örülen apokaliptik ve karanlık bir atmosfer sizi karşılıyor. Albüm kartonetinde yeralan “ebedi kanunların ihmal ve inkarı yokolmayı getirecektir” notu bir anlamda film ve müziklerinin...

Mika Vainio. Magnetite. Touch

90’lı yılların başında İlpo Vaisanen ile birlikte kurdukları unutulmaz ikili Pan Sonic’in yarısı olan Mika Vainio kendi kişisel üretimlerine Magnetite ile devam ediyor. Vainio’nun Touch etiketiyle yayınladığı beşinci solo albümü yine soyut seslerle örülü, ambient / drone arasında gidip gelen ama minimal ve analog tınıların sıcaklığını da bir şekilde vermeyi başaran ortanın üstü bir çalışma. Elektronik müziğin mihenk taşlarından sayılabilecek bir grubun elemanı olarak Mika Vainio’nun solo işlerine genel bir bakış fırlattığımızda, bunların her birinde öz olarak bazı ortak yapıların olduğunu ama buna rağmen her bir çalışmada ana omurgaya eklemlenen farklı yapı taşları olduğunu da görüyoruz. Bu defa Vainio...

Peter Adriaansz. Three Vertical Swells. Unsounds

Babylon dergiye albüm kritiğini yazmaya karar verdiğim andan itibaren bir türlü elimden düşüremediğim bu çalışma aslında canlı bir performans kaydı. Çağdaş bir besteci olarak tanımlayabileceğimiz Peter Adriaansz’ın kompozisyonları ilk andan itibaren yarattıkları farklı dünyanın içine sizi kolaylıkla çekmeyi başarıyor. Ambient bir arka plan dahilinde, matematiksel formüller ve ziyadesiyle detaylı bir ses işçiliğinin kılavuzluğunda adım attığınız bu evrendeki tınılar ağır ağır ama güvenli bir şekilde kulaklarınızı ve daha da önemlisi ruhunuzu sarmalıyor. Kağıt üstündeki notalardansa sesin özgürlükçü yapısına adanmış bu yaklaşım, aynı zamanda sistematik bir güzergahtan ilerleyerek araştırmacı müzik namına da etkileyici bir örnek olarak karşımıza çıkıveriyor. İlk bölümde Hammond...

Orcas. Orcas. Morr Music

Bugüne değin Kranky, Touch, Miasmah, Room40 ve Ghostly International gibi hatırı sayılır plak şirketlerinden solo albümler çıkaran iki ismin ( Benoit Pioulard ve Rafael Anton Irisarri ) biraraya gelmesinden oluşan Orcas, kendi adlarını taşıyan ve Morr Music etiketiyle yayınlanan ilk ortak çalışmalarında oldukça kayda değer bir müzikal çizgi yakalamışlar. Her dinlemede kendini biraz daha açığa çıkaran bu çok katmanlı yapının merkezinde ambient ve folk vurguları yeralıyor. Yumuşak vokallerle bezenen albüm her anında iyi bir prodüksiyon olarak tınlıyor. Ambient – drone çalışmalarda sıklıkla görülebilen “uyku getirir gevşeklikteki” ruh halinden ustalıkla sıyrılan albüm, klasik şarkı formatı içine başarıyla yedirilmiş zengin kompozisyonlardan...

The Boats. Ballads Of The Research Department. 12k

Taylor Deupree’nin New York çıkışlı 12k etiketi elektronik müziğin daha duru, dingin ve naif kıyılarına yakın duranlar için vazgeçilmez adreslerden biri. Elimizdeki albümse süreleri 10-12 dakika aralığında değişen dört uzun parçadan oluşan elektroakustik, ambient ve downtempo sularında gezinen bir atmosfere sahip. Çalışma hem 2000’lerin ortasından bu yana Moteer, Flau, Home Normal ve (kendi plak şirketleri olan) Our Small Ideas’dan sayısı 10’a varan albüm yayınlayan üç kişilik The Boats ekibi için, hem de 12k etiketi için farklı bir güzergahın ipuçlarını da içeriyor aslında. İlk dönem çalışmalarında daha keskin, zaman zaman hareketli ve ağırlıkla IDM referanslı işler kotaran ekip; bu defa...

Erdem Helvacıoğlu & Ros Bandt. Black Falcon. Pozitif Müzik Yapım

Türkiye'nin uluslararası arenada isim yapmış yeni müzik bestecilerinden Erdem Helvacıoğlu'nun Avustralyalı ses tasarımcısı ve besteci Ros Bandt’la birlikte gerçekleştirdiği Black Falcon albümü, Pozitif Müzik etiketiyle geçtiğimiz yılın aralık ayında yayınlandı. Birkaç ay önce Yerebatan Sarnıcı’nın nefes kesen ambiyansında enfes bir performans sergileyen ikilinin projesi, nesli tehlike altında olan kara doğan kuşu üzerinden yola çıkılarak kurgulanmış bir ağıt aslında. Ros Bandt, özel olarak imal edilmiş tarhu (uzun boyunlu yaylı bir çalgı) isimli tanbur benzeri enstrümanı ile harikalar yaratırken, Erdem Helvacıoğlu’nu ise gitar ve canlı elektroniklerde görüyoruz. Her iki müzisyenin de çok yönlü kimlikleri ve yaratıcılık çıtalarının üst seviye oluşu albüme...

Pan Sonic. Gravitoni. Blast First. 2010

90’lardan bu yana elektronik müzik sahnesinin en önemli isimlerinden biri olan Pan Sonic ( Ilpo Vaisanen ve Mika Vainio ) yeni albümüyle bizi tekrar yerimizden sıçratmayı becermiş görünüyor. Hemen tanınabilir tarzlarıyla ve her daim farklı projelere nitelik katan varlıklarıyla Pan Sonic deneysel elektronik müziğin önemli referans noktalarından biri aslında. Gravitoni ikilinin elektroniklerde neredeyse sınır tanımaksızın uçlarda gezindiği ve sıklıkla endüstriyel vurguları ön plana çıkan sert, tavizsiz ve kendi sözünü dikte eden bir çalışma. Örneğin açılışı yapan “Voltos Bolt” ve takip eden “Corona” veya “Trepanointi” gibi parçalarda bir an kendinizi darbeli matkap sesleri arasında yıkılan bir binanın içindeymiş gibi hissedebilirsiniz....