Lo Fang.Blue Film.4AD

Matthew Hemerlein klasik müzik eğitimi almış ve hemen her enstrümanı çalabilen (piyano, keman, çello, bas, gitar vb.) “ekstra yetenekli” isimlerden biri. Tüm bunlara 2013 Mercury ödüllü James Blake’i anımsatan kompozisyonları ve vokali eklenince, 4AD etiketi taşıyan bu ilk albüm ziyadesiyle pozitif bir beklenti yaratıyor. Blue Film vasatın üstünde bir albüm olmakla birlikte bazı minik problemleri de bünyesinde barındırıyor. Parçaların içindeki anlık tarz ve tempo değişimleri, zaman zaman kolaya kaçan şarkı sözleri bir anlamda dinleyende ara ara kopukluk hissi yaratıyor. Ağırlıkla duygusal bir izleğin üzerinden giden parçalardaki bu kopukluğun yarattığı konsantrasyon bozukluğu Lo Fang’in derinden gelen etkileyici vokal tarzını ve zengin akustik partisyonlar yazma becerisini bir anlamda hafiften gölgeliyor. Bu yine de albümün geneline yayılan elektronikle klasiğin farklı bir potada biraraya getirildiği bu özel harmandan keyif almamıza mani değil; hele hele söz konusu olan bir ilk albümse o kadar marjımız da olsun. 

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.